ARABULUCULUK SÜRECİNİN TARİHÇESİ

Arabuluculuk tarihçesinin çok eski çağlara dayandığı bilinmektedir. Arabuluculuk Uzak Doğu ve Afrika’ da uygulanmaya başlayan bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir.

Arabuluculuk yeni bulunmuş bir alternatif barışçıl çözüm yöntemi olmayıp Anadolu’ da Osmanlı Devleti zamanında ulemanın bazı faaliyetleri, modern anlamda arabuluculuğu çağrıştırmaktadır. Özellikle ahilik teşkilatında arabuluculuk örneklerine rastlamak mümkündür. “Arabuluculuk sistemi ahilik teşkilatının özüdür” Ahilik teşkilatında özellikle ticari uyuşmazlıklarda helalleşme mantığı şu an ülkemizde uygulanan modern anlamda arabuluculuğun temellerini oluşturmaktadır.

Peki Türkiye’ de neden arabuluculuk yeni düzenlemelerle hayata kazandırıldı diye soracak olursanız aslında yeni olan, arabuluculuğun ayrı bir kurum, usul ve meslek olarak düzenlenmesidir.

           Modern anlamda arabuluculuk, Amerika Birleşik Devletleri’nde 1960’lı yılların sonunda kullanılmaya başlayan 1976 yılında yapılan Roscoe Pound Konferansı ile resmiyet kazanan özellikle ticari, etnik ve dinî grupların kendi aralarında uyuşmazlık çözümünde kullanılan bir çözüm yöntemidir. Yapılan bu konferansın en önemli özelliği; mahkemelerin, sadece yargılama yapan bir yer değil, aynı zamanda uyuşmazlıklar için en uygun çözüm yolunu yönetecek bir uyuşmazlık çözüm merkezi hâline getirilmesine karar verilmiş olmasıdır.

Dünya tarihinde arabuluculuğa ilişkin pekçok önemli düzenlemeler yapılmıştır. Bunlar;

  1. 2002 yılında UNCITRAL Milletlerarası Ticari Arabuluculuğa ilişkin Model Kanunu’nu
  2. Avrupa Birliği 2002 – Medeni Hukukta ve Ticaret Hukukunda Uyuşmazlık Çözümüne ilişkin Alternatif Usuller Üzerine Yeşil Kitabı
  3. 2008 – Hukuki ve Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuğun Belirli Yönlerine İlişkin 21 Mayıs 2008 Tarihli Avrupa Parlamentosu ve Konseyi Yönergesi (2008/52/EC)
  4. 2000 – Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Kadın, Sulh ve Güvenlik hakkındaki 1325 Sayılı Tavsiye Kararı (Bu kararlar birlikte arabuluculuğun toplumsal cinsiyetle ilişkisinin kurulması, toplumsal cinsiyetin temel arabuluculuk açısından iki temel boyutta tartışılmasını sağlamıştır. Bu çerçevede; kadınların arabuluculuk süreçlerine aktif katılımının arttırılması ve bu sürecin sonunda ortaya çıkan kararların toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı olması gerektiği vurgulanmıştır.
  5. 2003 -Avrupa Konseyi’nin 1639 sayılı Aile Arabuluculuğu ve Cinsiyetler Arası Eşitlik konusundaki Tavsiye Kararı (Bu kararla birlikte taraflar arasında güç dengesinin gerekliliğini ve bunu sağlamanın arabulucunun temel sorumluluğu olduğunu açıkça belirtmiştir.
  6. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Aile Arabuluculuğu Hakkındaki R (98) 1 Sayılı Tavsiye Kararı’nı
  7. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Konusunda Rec (2002) 10 Sayılı Tavsiye Kararı
  8. Avrupa Adaletin Etkinliği Komisyonu’nun (CEPEJ) Aile ve Hukuk Arabuluculuğuna ilişkin Tavsiye Kararı’nın daha iyi Uygulanmasına Yönelik Kabul Ettiği Rehber İlkelerdir (CEPEJ (2007) 14).

                  

Leave A Reply